Kanser Hastası

Sanatçılar Güler'i Ziyaret Etti

Sanatçılardan Güler Zere'ye Destek Ziyareti

Tecrite Karşı Sanatçılar, uzun ve zorlu bir mücadele sonucunda özgürlüğüne kavuşan kanser hastası devrimci tutsak Güler Zere'ye bugün bir destek ziyaretinde bulundu.

Tecrite Karşı Sanatçılar'ın çağrısıyla toplanan, aralarında Sırrı Süreyya Önder, İlyas Salman, Yaşar Güner, Yasemin Göksu, Grup Yorum, Akın Ok, Ercan Aydın, Ruhan Mavruk, Mehmet Esatoğlu, Tunay Bozyiğit, Geronimo, Hale Üstün, Mehmet Arslan ve Cafer Arat'ın olduğu sanatçılar, Güler Zere'nin tedavisinin sürdüğü Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi kapısında saat 13.00'te buluştular. Güler Zere'nin bulunduğu Onkoloji Servisi'nin önüne gelen sanatçılar, kapida kendilerini bekleyen basın mensuplarına, hem ziyaretlerinin nedenlerini, hem de Güler'le ilgili duygu ve düşüncelerini anlattılar.

Sırrı Süreyya Önder, konuşmasında, "Adli Tıp Kurumu'nun ilgili daire başkanının demecini dinlemek bile tüyleri ürpertmeye yetiyor. Adli Tıp Kurumu, yıllardır üzerinde şaibe bulutu ile yaşamaya devam ediyor. Burada önemli olan kamunun, duyarlı insanların, sanatçıların yaşama hakkına sahip çıkmak konusunda gösterdikleri duyarlılıktır. Bizler Güler Zere'nin yanında olduğumuzu bildirmek üzere buradayız" diyerek, aydın ve sanatçıların Gülerler'in yaşam hakkını savunacaklarını belirtti.

Tecrite Karşı Sanatçılar adına açıklama yapan Grup Yorum elemanı Cihan Keşkek, "Duyarlı kamuoyu, ortaklaşa aynı duyguları paylaştı. Hayatını kaybetmek durumunda bırakılan bir tutukluyu aramıza aldık. Aslında O'nun özgürlüğünü kutluyoruz. Ama istiyoruz ki diğer hasta tutuklular da serbest bırakılsın" dedi.

Güler Zere'nin affına 'buruk sevinç' (Radikal)

07/11/2009 10:35

Abdullah Gül'ün yetkisi kullanarak 34 yıla mahkum DHKP-C'li kanser hastası Güler Zere'yi affetmesini, yakınları 'buruk sevinç' ile karşıladı. Tahliyenin ardından doktorların tavsiyesine göre hareket edeceklerini söyleyen Zere'nin avukatı Taylan Tanay, “109 günlük bürokrasi onu ölüme götürdü” dedi.

 

 

Af haberini ailesinin ve kendisinin televizyonlardan öğrendiklerini söyleyen avukat Taylan Tanay, doğruca müvekkilinin yattığı Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi’ne gitti. Doktorlarla gürüştükten sonra Zere’nin evinde mi kalacağını, başka bir hastaneye mi kaldırılacağına karar verileceğini belirten Avukat Tanay, DHA muhabirine şunları söyledi:
“Karar elbette sevindik ama geç kalınmasa daha mutlu olabilirdik. Ne yazık ki çok geç kalındı. Onun için üzüntülüyüz. Bu 109 günlük bürokrasi onu ölüme götürdü. Bugün öğlen saatinde kendisi ile görüştüm. Bugün af beklediğimizi söyledim. Kendisi bu konuda duyarlılık gösterdiği için teşekkür etti. Karara sevinemediğini söyledi.”
Güler Zere'nin babası Haydar Zere de karara sevindiğini ancak çok geç kalındığını ve kızının sağlık durumunun çok ağır olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün af kararı, Adalet Bakanlığı’na intikal etmesinin ardından Zere’nin dosyasının bulunduğu Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilecek. Burada işlemlerin ardından Zere'nin bulunduğu Adana Cumhuriyet Savcılığı’na fakslandıktan sonra Güler Zere, Balcalı Hastanesi mahkum koğuşundan tahliye edilecek.
 

TEDAVİSİ ÇAPA'DA SÜRDÜRÜLECEK

Cumhurbaşkanı'nın affettiği Güler Zere, Adana'da kaldığı hastanenin Adli Servisi'nden çıktıktan sonra özel bir ambulansla Özel Ortadoğu Hastanesi'ne götürüldü. Hastanenin Onkoloji Servisi'ne yatışı yapılan Zere'nin babası Haydar Zere, “Dışarıda özgür olması ve bizimle birlikte olmasından çok mutluyum” dedi. Zere'nin avukatı Taylan Tanay da, müvekkilinin geceyi hastanede geçireceğini, doktorların vereceği rapor doğrultusunda, yarın, herhangi bir müdahaleyi gerektirecek durum olmaması halinde uçakla, aksi durumda ambulansla İstanbul'a götürüp, tedavisini Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde sürdüreceklerini bildirdi.
 

Zere artık serbest (ANKARA Milliyet)

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün dün affettiği Güler Zere, akşam saatlerinde ailesine kavuştu. Babasının elini sımsıkı tutan Güler Zere, hemen özel bir hastaneye kaldırıldı

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, cezaevinde kansere yakalanan 34 yaşındaki Güler Zere’nin cezasını kaldırdı.  Zere, Adana Balcalı Hastanesi’nin mahkum koğuşundan akşam saatlerinde tahliye edildi.
Zere hakkında Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi’nin Cumhurbaşkanlığı’na gönderilen raporu inceleyen Gül, dün saat 17.00 sıralarında anayasal yetkisini kullanarak Zere’nin cezasını affetti. Cumhurbaşkanı’nın af kararını vermek için Ankara’ya dönmeyi beklememesi ve kararın Gül’ün Ankara dışında bulunduğu saatlerde açıklanması, Zere’nin durumunun ağırlığından dolayı incelemenin hızlı biçimde yapılmış olmasına yorumlandı.

Dört kişiye af
Gül, daha önce “Zere’nin ailesinin kişisel başvurusu olmadığı için Cumhurbaşkanlığı affı konusunda bir şey yapılamadığının” açıklanmasına rağmen, ailenin kişisel başvurusu olmaksızın hazırlanan dosyaya imza attı.
Gül, Zere dışında adli suçtan hükümlü Nurettin Ateş, Fehim Akar ve Şirin Aydın’ın hastalıkları nedeniyle affetti. 
Zere’nin cezasının infazının ertelenmesi için başvuru yapan avukatları, Cumhurbaşkanlığı affından yararlanması için ikinci bir başvuruya gerek olmadığını savunuyordu.
Cumhurbaşkanlığı ve diğer kurumlar, Zere ailesinin kişisel başvurusu olmadığı için Cumhurbaşkanlığı affının söz konusu olmadığını belirtiyordu.
Gül’ün dün imza attığı af kararının dosyasında, Zere ailesinin kişisel başvurusu bulunmuyor. Bu durum, af için kişisel başvuru gerekmediğini de ortaya koydu. Zere’nin infazının ertelenmesi talepleri, bugüne kadar sürekli geri çevrilmişti. Zere’nin avukatı Taylan Tanay, af haberini ailesinin ve kendisinin televizyondan öğrendiğini söyledi. Tanay, “ Bu 109 günlük bürokrasi onu ölüme götürdü. Bugün (dün) öğlen saatinde kendisi ile görüştüm, af beklediğimizi söyledim. Kendisi, bu konuda duyarlılık gösterdiği için teşekkür etti. Karara sevinemediğini söyledi.” Cezaevinde kansere yakalanan DHKP-C üyesi Güler Zere’nin serbest bırakılmasıyla ilgili aylardır süren bürokratik işlemler son buldu. Karataş Cezaevi Müdürlüğü, gönderilen belgenin üzerine işlemleri yaparak Zere’nin tahliyesiyle ilgili olan resmi yazıyı, Adana’daki Balcalı Hastanesi’ne ulaştırdı. Böylece özgürlüğüne kavuşan Zere, bulunduğu mahkûm servisinden bir tekerlekli sandalyeyle çıkarıldı. 

Zafer işaretiyle selamladı
Üzerinde kırmızı bir ceket bulunan  Zere, çıkışta zafer işareti yaptı. Babası Haydar Zere’nin elinden sımsıkı tutan Zere’nin Özel Ortadoğu Hastanesi’ne götürüldüğü, oradan da İstanbul’a götürüleceği bildirildi.
Avukat Tanay,  Güler Zere’nin  ‘Bu karar benim sağlığıma dönmem için değil, dışarıda ölmem için verilmiş bir karar” dediğini ifade etti.

Açıklama: Güler Zere'ye Özgürlük

Karadeniz Özgürlükler Derneği 14 Temmuz 2009 Salı günü yayınladığı yazılı açıklama ile Güler Zere'ye Özgürlük istedi. Açıklamanın tam metni:

KANSER HASTASI GÜLER ZERE'YE ÖZGÜRLÜK!

14 yıldır tutsak olan Güler Zere, Elbistan Hapishanesinde kanser hastalığına yakalandı. Hapishanelerde süren tecrit politikasının bir sonucu olarak yakalandığı bu ağır hastalığın teşhisi ve tedavisi, keyfi uygulamalarla geciktirildi. Dışarıda bile bakımı çok hassas olan böyle bir hastalığın tedavisi, hapishane koşullarında ne kadar sürdürülebilir? Sağlıklı bir insanı bile hasta eden tecrit koşulları altında, tedavi mümkün müdür?

Adli Tıp Kurumu, Güler Zere'nin sağlık durumuna ilişkin raporunu açıkladı. Adli Tıp; " sağlık durumu cezaevinde kalmasına uygun değil" diyor. Doktorlar, avukatlar Güler Zere'nin bir an önce serbest bırakılmasını istiyor; aydınlar, sanatçılar Güler Zere'ye özgürlük çağrısı yapıyor; halkımız Zere'nin serbest bırakılması için yürütülen kampanyalara destek oluyor.

Ancak bu çağrıların muhatabı olan AKP iktidarı umursamaz davranıyor. Güler Zere'nin tecrit koşullarında ölmesi bekleniyor. Bu bekleyiş yeni değil. AKP iktidarı döneminde, son üç yılda hapishanelerde 306 insan öldü. Güler Zere bir an önce serbest bırakılmazsa 307. ölüm yaşanacak.

Oysa yasaları uygulamaları yeterli Güler Zere'nin yaşaması için. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki kanunun 16. Maddesi; "hükümlünün sağlık durumu tehlike arz ediyorsa, tedavisi cezaevinde yapılamıyor ya da hastalık uzun süreli bir tedaviyi gerektirecek ise cezanın infazı ertelenir. " deniyor. Ancak tüm bu yasalara, doktor raporlarına rağmen hapishanelerdeki SESSİZ İMHA devam ediyor.

Elbistan infaz savcısı Güler Zere'yi tahliye edeceğine tam tersine İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda yapılacak 10 dakikalık muayene için Zere'yi toplam 28 saat sürecek bir yolculuğa çıkarıyor. Bu, kanser hastasına resmen işkence etmektir.

Güler Zere her an ölebilir. Güler Zere'nin sağlık durumu ortadayken, tahliyesine izin vermemek, onu ölüme terk etmektir. Güler Zere'nin tahliye edilmesini istiyoruz. Tahliye edilene kadar mücadele edecek ve bu sürecin takipçisi olacağız.

Basını, halkımızı ve demokratik kitle örgütlerini bu konuya karşı duyarlı olmaya, herkesi Güler Zere'nin yaşam hakkını savunmaya çağırıyoruz.

Güler Zere'nin Tabutunu Değil, Özgürlüğünü İstiyoruz!
Tecrite Son!
Güler Zere'ye Özgürlük!

KARADENİZ ÖZGÜRLÜKLER DERNEĞİ

Herkesin Yapabileceği Birşey Var

Ankara'da TAYAD'lı Aileler, 27 Haziran 2009 Cumartesi günü düzenledikleri basın açıklamasıyla “Evladımız, Güler Zere tedavisi için serbest bırakılana kadar her cumartesi burada olacağız. Yüksel caddesi, İnsan Hakları Anıtı önündeyiz . Sesimizi daha gür duyurmak için adalet arayan herkesi buraya bekliyoruz” çağrısında bulundu.

Kızılay'da Yüksel Caddesinde saat 18.00'de gerçekleşen eyleme 80 kişi katıldı; "Kanser Hastası Güler Zere'ye Özgürlük / TAYAD'lı Aileler" pankartı açıldı.

Eyleme İvme Dergisi çalışanları, Marksist Bakış, Sosyal-İş, Eğitim-Sen'li memurlar ve Genel-İş yönetim kurulu destek verdi. Açıklamada "Güler Zere'nin fotoğrafları ve Güler Zere'ye Özgürlük, Yaşaması İçin Seninde Yapa Bileceğin Bir Şey Var, Kanser Hastası Güler Zere'ye Özgürlük, 10 Saatlik Sohbet Hakkı Uygulansın" dövizleri kullanıldı.

Açıklamayı TAYAD adına Semiha Eyilik okudu. Açıklamanın tam metni:

BU BİR ACİL YAŞAM ÇAĞRISIDIR !!!

Güler Zere 14 yıldır hapis. Ve o bir kanser hastası. Balcalı Hastanesi mahkum koğuşundaki HÜCRESİNDE bir başına yaşam savaşı veriyor. Ve geçen zaman onun aleyhine işliyor. Oysa onun için ayıracağımız her bir dakika yaşamasına katkı sunabilir. Herkesin yapabileceği bir şey mutlaka vardır. Hele ki söz konusu olan insan yaşamıysa… İmza vermek, imza toplamak, "Güler' e özgürlük" çağrısına ses vermek bunlardan yalnız birkaçı. Oturduğumuz yerden bile yapacağımız şeyler vardır, olmalı…

Güler hapishanede yakalandı bu kanser illetine. Sayısız hastalık ve ölümlere sebep olan tecrit, Güler Zere'nin de sağlığını yitirmesine neden oldu. AKP iktidarı tecritte ısrar ederken aslında baskıda ısrar ediyor. İşkencede ısrar ediyor. Ölümlerde ısrar ediyor.

İŞTE BU YÜZDEN; Adli Tıp Kurumunun, "sağlık durumu cezaevinde kalmasına uygun değil" yönündeki uyarılarına kulak vermiyor.

İŞTE BU YÜZDEN; 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki kanunun 16. Maddesinde belirtilen; "Hükümlünün sağlık durumu tehlike arz ediyorsa, tedavisi cezaevi şartlarında mümkün değilse ya da uzun sürecekse infaz ertelenir" yönündeki açık hükmünü uygulamıyorlar.

İŞTE BU YÜZDEN; Göz göre göre Güler'in ölümünü izliyorlar ve bizlerden de izlememizi istiyorlar.

HAYIR! ASLA!
İzlemeyecek, seyirci kalmayacağız!

Şu günlerde ölüm yıldönümü olması sebebiyle bir kez daha saygıyla andığımız, değerli sanatçımız, Kazım Koyuncu'yu da aynı illetten kaybetmiştik. Ama Güler'i yaşatabiliriz. Taleplerimizi daha güçlü dillendirdiğimizde Güler'in özgürlüğünü kazanabiliriz.

İsteğimiz öyle atla deve de değil!

AKP iktidarı emri altındaki hapishanelerde yeni bir ölüm daha istemiyorsa yapması gereken şimdiye kadar izlediği tecrit politikasından vazgeçmeli. Güler Zere ve hasta tutuklular için yasada açıkça belirtilen hükmü derhal hayata geçirmelidir. Aksi takdirde şimdiye kadar hapishanelerde yaşanan her türlü olumsuzlukta olduğu gibi bundan sonra yaşanacakların sorumlusu da kendileri olacaktır. Tüm bunlardın ötürü de tarih ve insanlık karşısında mahkûm olmaktan kurutulamayacaklardır.

Güler Zere Serbest Bırakılsın!
Sohbet Hakkı Uygulansın!
Tecriti Kaldırın Ölümleri Durdurun!
Güler Zere'ye Özgürlük!

TAYAD'LI AİLELER

 

 

Kaynak:halkinsesi.tv

İçerik yayınları