Tecrit
GÜLER ZERE SERBEST BIRAKILSIN
BU BİR ACİL HAYAT ÇAĞRISIDIR KAYITSIZ KALMAYIN GÜLER ZERE SERBEST BIRAKILSIN

Tecrit/Tretman modelinin uygulandığı Türkiye hapishaneleri yeni bir ölümün eşiğinde. Türkiye, İnsan haklarının korunmasına ve tutuklu/hükümlülerin haklarına ilişkin uluslararası tüm sözleşmeleri imzalamış olmasına karşın hapishanelerinde hak ihlalleri ve ölümler sürüyor Bağımsız insan hakları örgütlerinin tespitlerine göre sadece 2000–2009 yılları arasında kapatma mekânlarında 306 kişinin öldüğü sistemin yeni hedefi 14 yıldır özgürlüğünden mahrum olan 37 yaşındaki politik kadın tutsak Güler Zere.
Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından verilen hapis cezasının infazını çekmek üzere Elbistan Kapalı Hapishanesi'nde tutulduğu sırada Kanser hastalığına yakalanan Güler ZERE, gerek hastalığının geç teşhis edilmesi gerekse de teşhis edilen hastalığının tedavisinin “tedavi sırası” ve “mahkum koğuşunda yer bulunmaması” gerekçeleriyle başlatılmaması nedeniyle bugün ölümün kıyısına gelmiş durumda.
“Hükmedilen sürede özgürlükten yoksun bırakılmaktan ibaret” olan “cezaya içkin olan elem ve kederin etkisinin arttırılması açık bir kötü muamele olarak kabul edilmelidir. Keza kötü muamele için, bir tutukluya zarar vermek niyeti taşımak gerekmez; hizmet sunumunda “tümden yetersizlik ya da bir dizi bireysel olay” sonucu kayıtsızlık da aynı sonuca yol açabilir. Tedavi olanaklarının sağlanmasındaki başarısızlık/kayıtsızlık bu kapsamda değerlendirilmelidir. Nitekim tedavi süresi boyunca infaz idaresi tarafından sergilenen kayıtsızlık, sağlık tablosu açısından geri dönülemez bir noktaya gelinmesine neden olmuştur. Bu durumda İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’ nin 2. maddesi ile güvence altına alınan “yaşama hakkı” , 3. maddesi ile güvence altına alınan “işkence ve fena muamele yasağı”nın açık şekilde ihlal edildiği anlaşılmaktadır.
5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 16. maddesi uyarınca cezanın amacı dışında etki yaratabileceği anlaşılan hallerde infazın geri bırakılacağı düzenlenmiştir. Maddenin 2. fıkrası uyarınca tıbben tedavisine olanak bulunmayan veya tedavisi uzun sürebilecek bir takım hastalıklar halinde cezanın hastane mahkûm koğuşunda infazında hükümlünün hayatı için kesin bir tehlike oluşturuyorsa cezanın infazı geri bırakılacaktır. Güler ZERE’nin tutulduğu hastalığın türü, tedavi sürecinde yaşanılan olumsuzluklar birlikte değerlendirildiğinde durumun bu kapsamda değerlendirilmesi zorunludur. Ancak bu zorunluluğa karşın, bugüne kadar bu yönde yapılan başvurulardan herhangi bir sonuç elde edilememiştir.
Güler ZERE açık yasa hükümleri dikkate alınarak derhal serbest bırakılmalıdır. Aksi tutum ve uygulamanın yeni bir ölüme neden olacağı unutulmamalıdır. Kamuoyunu bu ölüme izin vermemeye çağırıyoruz.
HALKIN HUKUK BÜROSU
GÜLER ZERE ile dayanışma için Mektup: Çukurova Üniversitesi Balcalı Araştırma Hastanesi Mahkum Koğuşu/ADANA Ve Karataş Hapishanesi/ADANA
PROTESTO İÇİN
TC. Adalet BAKANLIĞI
06669 KIZILAY/ANKARA
TEL:90(312)417 77 70
FAKS:90(312)419 33 70
Çözün Güler'in Kelepçelerini
Artık Bu İstek Hayati Önemde
GÜLER ZERE'NİN HASTALIĞI DÖNÜLMEZ BİR NOKTADA!
Ankara'daki demokratik kitle örgütleri, her hafta çarşamba günleri olduğu gibi, bu hafta da Adalet Bakanlığı'nın önünde bir araya gelerek Güler Zere'ye Özgürlük çağrısını yinelediler. Eylemde Güler Zere'nin son günlerini yaşadığı, hastalığının son aşamaya yani geri dönülmez aşamaya evrildiği bir kez daha hatırlatıldı.
Güler Zere'nin sağlık durumuyla ilgili olarak düzenlenen 5 ayrı raporun bunu açıkca ortaya koymasına, 5275 sayılı yasa maddesinin sağlık durumu nedeniyle tahliye edilmesi gerektiğini yazmasına rağmen Güler Zere tahliye edilmiyor.
90 kişinin katıldığı bu haftada ki eylemde yine "Kanser Hastası Güler Zere'ye Özgürlük, Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın pankartı açılarak sık sık "Adalet İstiyoruz, Güler Zere'ye Özgürlük, Tecrite Son, Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın" sloganları atıldı. Eylemde Güler Zere'nin fotoğrafları hem pankart hem de döviz olarak yer aldı. Bu hafta oturma eylemine geçildikten sonra kitle adına açıklamayı ÇHD Genel Başkanı Av. Selçuk Kozağaçlı yaptı. Yapılan açıklamada Güler Zere'nin derhal, bir hak olarak tahliye edilmesi gerektiği; bugüne kadar taleplerin Güler Zere ve hasta tutsakların serbest bırakılması gerektiği yönünde olduğu ancak bugün bu isteğin hayati bir önem taşıdığı vurgulandı.
Açıklamanın ardından Ankaralı aydın ve sanatçılardan Mehmet Özer söz alarak Güler Zere'ye ithafen bir şiir okudu. Okunan şiir sonrasıda hep bir ağızdan Çav Bella marşı söylenerek alkışlarla eylem sona erdirildi.
Okunan açıklamanın tam metni aşağıdadır:
Güler’i Derhal Serbest Bırakın!
Güler artık uyuyamıyor!
Gün geçtikçe Güler'in durumu ağırlaşıyor ve Adli Tıptan hala bir sonuç çıkmadı. Güler için yapılan eylemlere bir çok yerden açlık grevleri ile destek veriliyor. Her hafta yapılan basın açıklamaları devam ediyor.
Hatay'da TAYAD'lı Aileler her hafta olduğu gibi bu hafta da basın açıklaması yaptılar. 26 Ekim 2009 Pazartesi günü ulus (köprübaşı) alanında saat 12.30’da yapılan açıklamayı TAYAD adına Seval Aracı okudu.
Aracı: "Güler Zere'nin idamına karar verdiler.
12 Ekim’de ameliyat olan Güler Zere artık serumla besleniyor. Sadece su ve mama ile beslenebilen Güler, artık bir şey içemiyor, bu yüzden seruma bağlı kalmak zorunda. Serum veya antibiyotik vermek için gelen hemşireler, Güler’in kollarında damar yolunu bulamadılar. Çünkü sürekli kan almaktan kol ve bilekleri delik teşik oldu ve morardı. Damar yolu bulunamayınca ayağından damar yolu bulunarak serum ve antibiyotik verilmeye başlandı.
...
Güler Serbest Kalana Kadar Direneceğiz
14 yıldır tutuklu bulunan kanser hastası devrimci tutsak Güler Zere keyfi bir şekilde halen tutuklu bulunuyor. Güler Zere bile bile ölüme terk ediliyor. Dersim'de 24 Ekim 2009 Cumartesi günü Güler Zere ve Hasta Tutsaklar için kefenler giyilip AKP il binasının önüne tabutlu yürüyüş yapıldı. Eylem öncesi çarşı merkezinde bildiri dağıtılarak ajitasyonlar çekilerek halka Güler Zere'yi ve Hasta tutsakları sahiplenmeye çağrı yapıldı. Sanat sokağında saat 17.00'da toplanan kitle buradan sloganlar atarak AKP önüne yürüyüşe geçti.
Yapılan eylemde; "Kanser Hastası Güler Zere'ye Özgürlük Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın" pankartı taşındı. Eylemde sık sık "Güler Zere Serbest Bırakılsın, Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın, Merhamet Değil Adalet İstiyoruz, İçerde Dışarda Hücreleri Parçala, Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur" sloganları atıldı. Sloganlar eşliğinde yürüyen kitle Cumhuriyet Caddesini trafiğe kapatarak oturma eylemi yaptı. Oturma eylemi sırasında kitle hep bir ağızdan Çav Bella marşını söyledi. AKP önüne gelindiğinde burada bir basın açıklaması yapıldı. Yapılan eylemde kurumlar adına açıklamayı Elif Bozkurt okudu
...
Basından: Güler Zere ile imtihan olmak-Yıldız Ramazanoğlu
Gülümseyen, kendinden emin ama tevazu içindeki bu genç kadının hayatta ve ayakta kalması, kimilerini rahatsız ediyor belli ki. Çünkü cezanın kişinin özgürlüğünün elinden alınmasıyla bitmemesi gerektiğine, insanların ölümüne sindirilmesinin ve ağır acılara uğratılmasının şart olduğuna inananlar var. (...)
Aslında insanları bu hastalıklara sürükleyen ortamın tecrit koşulları olduğunu herkes biliyor. (...)
Hükmedilen sürede özgürlükten yoksun bırakılmaktan ibaret olan bir cezayı, kötü muamelede bulunup, elem ve acının artırılması yönünde çoğaltmak insanlık dışı ve hukuka aykırı bir durum. Bu, tutukluya fiziki bir zarar verme ya da işkenceyle olmaz sadece; bir tutukluyu göz göre göre tedavi imkânlarından mahrum bırakmak, hastalananlara kayıtsız ve yetersiz davranmak en büyük şiddet. Belli ki bütün bu umursamazlıklar Güler Zere'yi sağlık tablosu açısından geri dönülemez noktaya getirmiş. (...)
Adana'da Oturma Eylemi
Her hafta Cuma günü Adana'da İnönü Parkında Güler Zere için yapılan oturma eylemine bu hafta da devam edildi.
25 Eylül 2009 Cuma günü, İnönü Parkında saat 18.00'de sloganlar ile eylem başladı. "Kanser Hastası Güler Zere'ye Özgürlük, Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın" pankartının açılmasının ardından ortak hazırlanan basın metni okundu.
Güler Zere Öldürülmek İsteniyor
Güler'in tahliye edilmesi önünde tıbben olduğu gibi hukuken de bir engel bulunmamaktadır. Ancak açık yasa hükmüne rağmen Elbistan Cumhuriyet Savcılığı Güler Zere'nin tahliyesini engellemektedir. Cumhurbaşkanlığı duymuyor, Adalet Bakanlığı görmüyor, Adli Tıp gizliyor... Ve Güler Zere ölüyor...
Londra: Güler Zere'ye Özgürlük
TAYAD'lı Aileleri zalimlerin zulumlerini dünyaya teşhir etmeye devam ediyorlar.
Heyet Ankara'ya Uğurlandı
'Ses Verin, Güler Zere Yaşasın'
Kanser hastası devrimci tutsak Güler Zere'nin serbest bırakılması için demokratik kitle örgütü temsilcileri, sanatçı ve aydınlardan oluşan bir grup 3 Ağustos 2009 Pazartesi günü İstanbul'dan, Ankara TBMM'ye gitmek üzere yola çıktı.
İstanbul'da Taksim'de bulunan AKM önünde toplanan yaklaşık 100 kişi, burada "Kanser Hastası Güler Zere'ye Özgürlük, Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın" yazan bir pankart açarak eylem yaptılar.
"Güler Zere'ye Özgürlük, Adalet İstiyoruz, Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur" sloganlarının atıldığı eylemde Av. Ebru Timtik basına bir açıklama yaptı. Timtik açıklamasında; Güler Zere ve diğer hasta tutsakların ölüme terk edilmesi tüm kesimlerde infiale yol açarken iktidarın suskunluğunu koruduğunu söyledi. İktidarın Adli Tıp Kurumu'nu sorumlu gösterip kendini azade tuttuğunu belirten Timtik; "Bilmeyen var mı; Adli Tıp, Adalet Bakanlığı'na bağlı bir kuruluştur? Bu kurumun bir eksiği varsa sorumlusu Adalet Bakanlığı'dır, siyasi iktidardır" dedi.
Güler'in Avukatları Anlatıyor
Güler'le görüşmek için yapay, soğuk yalnızlık kokan hücreye giriyoruz. Güler sımsıcak gülümsüyor, olanca gücüyle kucaklıyor yanına gelenleri...
Güler Zere'yi Balcalı Hastanesi'nde 23 Temmuz 2009, Perşembe günü ziyaret eden avukatları, Güler'in durumunu anlattılar...
Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu Politik hükümlü 4. evreye ulaşmış kanser hastası Güler ZERE'nin infazının hastanede devam edilmesine karar verdi. İnfazının tamamlanması istenen yer hapishane koşullarından daha kötü koşullara sahip bir kapatılma mekanı. Sterilizasyon açısından hapishaneden daha steril olmayan, havalandırmasız ve insansız hastane içerisindeki hapishane. Güler, kapısının arkasında duran askerlerce sürekli izlenmekte. İki metre yükseklikteki demirlikle örülü penceresi morg servisinin penceresiyle karşı karşıya. Güler, morg servisinin hemen yanında olduğunun farkında, ölüm acısı yaşayanların feryatları da kulaklarında.
Şimdilik ağızdan sıvı gıdayla beslenmekte, tedavisi nedeniyle 3 hafta kadar sonra ağızdan beslenmeme ihtimali var. ve sonra kılların dökülmesi, derinin kuruması, ses kısıklığı, duymada azalma,orta kulak iltihabı... Güler her gün 10 dakika radyoterapi alıyor. Bulunduğu koğuştan onkoloji servisine taşınırken yakınlarının kendisini görmelerini engellemek için jandarma çevresinde etten duvar örüyor. Güler ZERE'nin uzaktan da olsa yakınları ve arkadaşlarına el sallaması sevdikleri ile göz göze gelmesi, onlara gülümsemesi yasak.
Güler'e Özgürlük Çağrısı Sürüyor
14 yıldır tutuklu bulunan kanser hastası devrimci tutsak Güler Zere'ye özgürlük pankartları Halk Cephesi tarafından Türkiye'nin her yerinde asılmaya devam ediyor.
Kendi yasalarını uygulamayan AKP iktidarına karşı sesiz kalmayan Halk Cepheliler Güler Zere'ye Özgürlük afişlerini bu kez de İstanbul, Şişli'de dalgalandırdılar.
Kanseri 4. derceye kadar ilerlemesine rağmen serbest bırakılmayan ve ölüme terk edilen Güler Zere için Şişli Endüstri Meslek Lisesi Abide-i Hürriyet Caddesi üzerinde bulanan köprüye, Halk Cepheliler tarafından "Hapishanelerde tecrit öldürüyör Kanser Hastası Güler Zere Serbest Bırakılsın Halk Cephesi" imzalı bir pankart astılar.
*
GALER İÇİN KAĞITHANE'DE PANKART VE AFİŞ
Kağıthane Merkez'de 5x2m ebatlarında, üzerinde Güler Zere'nin resminin de bulunduğu, "Hapishanelerde tecrit öldürüyör Kanser Hastası Güler Zere Serbest Bırakılsın" yazılı, Halk Cephesi imzalı bir pankart asıldı.
Ayrıca, Kağıthane Merkez, Nurtepe ve Güzeltepe Mahallelerinde, Güler'in serbest bırakılmasını talep eden pankartlar asıldı ve afişlemeler yapıldı.


